Seçim Aydın

Tarımsal zenginliğimiz

14 Temmuz 2012
TARIM ürünlerimiz yaz günlerimizin ve ülkemizin zenginliğidir.

Bu yazımda, kendine yeterli ülke olma şansını yakalamış, nadir topraklarımızda yeniden başlayan tarım öncelikli politikaları destekleyen, içerikli ve yapıcı mesajları olan bir toplantının sonuçlarını da paylaşmış olacağım.
Başkanlığını Sayın Önder Kıraç’ın yaptığı Uluslararası Yöneticiler Derneği’nin (YÖNETDER) etkinlikleri, değerli konuşmacılar yanında, derneğin seçkin üyeleri ile de her konuda görüş paylaşma imkanı olan bir oluşum; ülkemiz için değerli fikirlere de kaynak oluşturuyor.
Ankara’da gündemdeki konuların yetkin kişilerle görüşüldüğü Uluslararası Yöneticiler Derneği’nin bu haftaki konusu “Dünya’da ve Türkiye’de Tarımsal Ar-Ge ve 2023 Vizyonu” çalışmalarıydı. Değerli konuşmacı Tarımsal Araştırmalar (TAGEM) Genel Müdürü Doç. Dr. Masum Burak’ın sunumu kafalardaki birçok soruya cevap oldu.

Türkiye için kazanım

Çok kıymetli tarımsal ürünlerin, sofralarımızda aynı değerlerle yer alması; dünyada çeşitli tarımsal üretim modellerinin tartışıldığı ortamda, Türkiye için bir kazanım. Köy ve Semt pazarları, dünyanın hayran kalabileceği ölçüde özelliklerini yitirmemiş ürünlerin sergilendiği alanlardır. Yaz aylarını, yerel üretimlerin en kısa zamanda sofralarımızdaki yerini alması açısından, dünyada bir ayrıcalık ve lütuf olarak kabul etmek gerekir.
Toplantıda da, bu konuda özgünlüklerimizi koruyacak temel alt yapılara, özgün tohumlardan elde edilecek ürün politikalarına verilen önemi yakaladığımda, bunu siz okurlarımıza gelecekte daha iyi tarımsal ürünlerin müjdecisi olarak, iletmek istedim.

En iyi formüller

Özellikle tarımsal ürünleri son yaprağına kadar kullanma imkanı sağlayabilecek politikalar, doğanın bize besin ve mutluluk olarak sunduğu, tarımsal ürünlerimizin altın değerindeki yapılarının korunması için büyük önem taşıyor. Turizm işletmeleri bazında, konuklarımıza bu açıdan da en güzeli vermeye, sunumlarımızı besin değerini koruyan, kaynağından ulusal ve uluslararası sertifikalı ürünlerle yapmaya özen gösteriyoruz.

Yazının Devamını Oku

TURİSTİN NOT DEFTERİ

7 Temmuz 2012
ANKARA Ticaret Odası Başkanımız Sayın Salih Bezci’nin Ankara’da Sağlık Turizmi konusundaki açıklamalarını bizler için öncelikle daha iyi sağlık hizmetleri imkanı olarak değerlendiriyorum.

Ekonomi Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan’ın destekleriyle yayınlanan yeni tebliğ kapsamında ATO bünyesinde yapılacak çalışmalarla kentimizde nitelik olarak da giderek yükselen sağlık hizmetleri ve yabancı hasta kabul deneyimi, bizler kadar tüm dünya için de bir şans olacaktır.

Konaklama ve ulaşım

Sağlık konusuna verilen önem, kentlerimizde konaklama başta olmak üzere, tüm kent ekonomisine de etkili olacak sonuçlarla yansıyacaktır. Kentin tüm insanlar için sağlıkla yaşanabilir, ulaşılabilir olması ise tercih edilme anlamında üzerinde en çok durulan konudur. Ankara’nın sağlıkta oluşturacağı model, hasta odaklı olmaktan çok, sağlığın korunması, ruh ve bedenin sağlık içinde olması, zinde yaşama şartlarını içeren özellikler taşıyabilecek bir yapıda ele alınacak genişliğe sahiptir. Bu nedenle, Anadolu Kültür ve Turizm İşletmecileri Derneği olarak da desteğimiz tam olacaktır.
Sayın Başkanın demecini, ülke açısından önemli olan dağınık yapılanmanın toparlanması açısından da bir derleme çağrısı olarak yorumluyorum. ATO toplantıları sırasında ATİD olarak çalışmalarımızı paylaşırken, Meclis bünyesinde oluşacak bir komisyonun, ülkenin tümünde, uluslararası sağlık normlarına uygun gelişmeler için gerekli olduğunu düşünüyorum.

Sağlık siteleri

Ankara’yı, sağlık konusunda bekleyen önemli gelişmeler arzusunda, Etlik ve Bilkent’te oluşturulması planlanan Entegre Sağlık siteleri, sağlıkta öncülük yapabilecek yapılanmalar olarak, örnek bir nitelik de taşıyacaklardır. Ankara’da, tanıtılması ve uygulamalarla desteklenmesi gereken iyi ve kaliteli sağlık hizmetleri üretiliyor.
Sağlık Turizmi Derneği’nin, Ankara’da yapılması planlanan 2012 yılı kongresinin, bu açıdan yeni bir gündemle koordine edilmesi yararlı olacaktır.

Yazının Devamını Oku

Telif haklarını güçlendirecek adım

30 Haziran 2012
BU hafta kamusal düzenlemelerin ilgililer ve bundan yarar sağlayacaklar arasında paylaşımına güzel örnek olabilecek bir toplantıya katıldım.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasanın yeniden düzenlenmesi amacıyla tüm ilgilileri bir araya getirdiği, görüşleri tespit ettiği bu toplantıyı, Bakanlıkla uzun süredir görmediğimiz yaklaşım farkı olarak yorumluyorum. Kararların kamuoyu ile paylaşılması adına çok güzel bir model oluşturuldu.
Kamu hizmeti, kamu adına onun yararları için ilgili kuruluşlar tarafından verilir. Kamuoyu da bu kuruluşun kendi adına en iyiyi, en gerekli olan kararları zamanında verdiğinden emin olur. Turizm ve kültürün birlikte oluşturacağı Kültür ekonomileri ve yaratıcı ekonomilerin Telif Hakları Genel Müdürlüğü gibi, çağdaşlığı ve yönetişim anlayışını benimsemiş yapılanmalarla mümkün olabileceğini bir kez daha görmüş olduk.
Telif Hakları Genel Müdürlüğünün yeniden yapılanması ile birlikte fikri haklar sisteminin güçlü bir kurumsal kapasiteyle etkin işlemesini ve kültür endüstrisinin güçlenmesini sağlama amacı yönünde önemli bir adım; katılanların tümü de keşke diğer konuklar da toplantı sonuna kadar orada kalsa, olayı bu açıdan yorumlayıp katkıda bulunsalardı.
Bu konuda eser sahibi, literatüre hakim Genel Müdür Dr. Abdurrahman Çelik ve destekleri ile Genel Müdürlüğü güçlendiren Müsteşar Yardımcısı Faruk Şahin’in bu çabalarını yasanın çıkışı ile birlikte siz okurlarım adına alınacak kararlar açısından da önemsiyorum. Bu gelişmeleri yönetişim anlayışımın bir gereği olarak paylaşıyorum. Konusunda uzman bürokratların hazırladıkları önerilerin de telif hakları konusunda Dünya Fikri Mülkiyet Günü’nde yapılan açıklamalar doğrultusunda ülkemizi çağdaş yapılanmanın içine alacağına inanıyorum. Dünya Fikri Mülkiyet Günü çerçevesinde; fikri mülkiyet haklarına ilişkin toplumsal bilincin yükseltilmesi, sanatsal faaliyetler ile teknolojik buluşlardaki gelişmenin insan hayatı üzerindeki olumlu etkisinin ve dünyamıza şekil veren rolünün gözler önüne serilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçların yasaya da bu şekilde aktarıldığı inancındayım.
Anadolu Kültür ve Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı olarak, Türkiye’nin kültürünü, sanatçılarını, eser sahiplerini ve turizmini de ileriye taşıyabilmek adına kimliğine sahip çıkacak kararlar alındığında neler yapılabileceğini gördüm, etkilendim okurlarımın da doğru yapılanmalardan bilgi sahibi olmasına inandığım için paylaşma ihtiyacı duydum.

BAFRA’DA TURİZM FAKÜLTESİ

Bugün güzel olayları paylaşmaya devam ediyoruz. Değerli dostumuz Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Suat KILIÇ Bafra ilçemizde Turizm Fakültesi’nin temelini attı. Gençlerimizi işsizlik ve mesleksizlik endişesinden uzak tutacak yöreye ve kente yeni ufuklar açacak bu okulun Fakülte olarak düşünülmesini de Sayın Bakan’ın konuya verdiği önemin ve geleceği gören yapısının bir işareti olarak değerlendiriyorum. Gençlerimize imkan hazırlayan Öncü ve örnek bir girişim modeli olarak kutluyorum.

Yazının Devamını Oku

Havada Gurur Yerde Lezzet

22 Haziran 2012
Bu yazımda sizlerle 24 Haziran günü tanık olacağımız iki etkinliği paylaşmak istiyorum.

Birincisi Perşembe günü Gölbaşı ilçemizde provalarını izleme şansı bulduğum, Dünyada sekiz süpersonik uçakla gösteri yapan tek akrotim ekibimiz Türk Yıldızları’nın yapacakları, nefeslerinizi keserek izleyeceğiniz gösteri olacak. Kuruluşlarının 20’nci yılı nedeniyle logoları ve dış görünümleri sanat yönetmeni Murat Dorkip hocamızın grafik ve tasarımlarıyla değişik bir havaya bürünen jetleriyle, yapacakları özel etkinliklere Ankara’yı da dahil ettiler. Kendilerine, teşekkür ediyoruz. Pazar günü dünyada ilk kez yapılacak bir gösteriyi de bizlere armağan ediyorlar. Tıpkı Kaleciklilerin Türk Hava Kuvvetleri’ne 1922 yılında hediye ettikleri KALECİK isimli 2 uçak gibi. Tarih güzel tekrarlardan ibaret. Geçen hafta Kalecik’te olduğumuz sürede edindiğimiz bu bilgiyi şimdi Ankara’da canlı olarak yaşıyoruz. Belki tarih kulağımıza THK’de bir jet uçağımıza veya THY’da bir yolcu uçağımıza bu şirin ilçemizin adının verilebileceğini fısıldıyor.
Pazar günü Gölbaşı Belediyemizin Sevgi Çiçeği adı ile özenle düzenlediği Gölbaşı Festivali’ni de kapsayacak şekilde yapılacak bir günlük programın sonunda Mogan Gölü üzerinde saat 17 de yapılacak bu gösteriyi en iyi izleyebileceğimiz mekanlarda olalım. Büyükşehir Belediyesinin ve Gölbaşı Belediyesi’nin düzenlediği Parklarda, göl kenarındaki turizm işletmelerimiz ve diğer tesislerde akşam çayımızı içerken gösterileri de izleyebilir; daha sonra da Festivalin gece programına katılabiliriz. Bu zengin gün için Gölbaşı Belediyemize teşekkür ediyoruz.

GENÇLER DİKKAT

100’ncü kuruluş yılını kutladığımız Türk Hava Kuvvetleri, Türk Sivil Havacılığının kuruluşunda ve bugünkü başarısının hazırlanmasında en büyük desteği vermiştir. Yurt içinde bizleri evlerimizde güvenli hissetmemizi sağlayan pilotlarımız, bizleri güvenle tüm dünyaya ve konuklarımızı da aynı güven ve özenle Türkiye’ye taşıyarak turizm gelişmemize ve milli havayollarımızın Dünya çapındaki itibarlı yerini almasına da önemli katkılar sağlamışlardır.
Bu uğurda şehit olanları da tekrar anmak ve rahmetler dilemek isterim.
Sırası gelmişken, gençlerimize de Tük Hava Kurumu’nun sunduğu dünya çapında bir imkanı hatırlatmak istiyorum.
Türk Hava Kurumu’nun üniversite seviyesine taşıdığı eğitim faaliyetleri, gençlerimiz için önemli bir seçenek. Bu konudaki ilk yükseköğrenim kurumumuz Anadolu Üniversitesi ve diğer okullarımızı da aynı derecede tavsiye ederken; Türk Sivil Havacılığına verdikleri destekler nedeniyle de kutlamak isterim.

Yazının Devamını Oku

EN GÜZEL BABALAR GÜNÜ

15 Haziran 2012
Hafta sonu diploma töreni nedeniyle Bilkent Üniversitesi’nde olacağım. Küçük oğlum Uğur bana güzel bir Babalar Günü hediyesi hazırladı.

Bilkent’ten diplomasını alıyor. İkinci kez yaşadığım bu mutluluğun böyle özel bir günde olması ayrı bir anlam kattı.
Ankara’yı gerçek bir bilim kenti haline getiren üniversitelerimizdeki tüm gençlerimizin mutluluğunu paylaşmak; geleceğimizi emanet edebileceğimiz nesillerin yetiştiğini görmek, onlara dokunmak ve heyecanlarını paylaşabilmek ise ayrı bir duygu. Eğitim için imkanlarını esirgemeyen ailelerine ve onları yetiştiren değerli hocalarımıza teşekkürlerimi iletmek istiyorum.
Bu arada tüm ailelerimizin Babalar Günü’nü kutlarken aramızdan ayrılanları rahmetle anmak; bizimle beraber olanlara da, bu arada çok bilinen bir sözü de hatırlatarak, daha uzun mutlu yaşamlar diliyorum.
6 YAŞINDA: Babam her şeyi biliyor.
10 YAŞINDA: Babam çok şey biliyor.
15 YAŞINDA: Ben de babam kadar biliyorum.
20 YAŞINDA: Babamın da pek fazla bir şey bildiği söylenemez.

Yazının Devamını Oku

Sağlıklı Planlarsak Sağlıkla Kazanırız

8 Haziran 2012
Dünya nüfusu hızla yaşlanıyor. Ortalama ömür süresi her geçen gün daha da uzuyor. 2030 yılında 100 yaşına kadar yaşamanın normal bir olgu olarak kabul edileceği ifade ediliyor.

Yaşam süresi uzadığında hiç kuşkusuz kronik hastalıklar ve sağlık açısından sürekli olarak bakıma muhtaç insan sayısı artıyor. Bu durum ulusal ekonomiler üzerine büyük yük getiriyor ve ülkelerin uyguladığı sağlık politikalarının değişime ayak uydurmasını zorunlu kılıyor.
Yaşanmakta olan bu değişim kapsamında özel sektör güçleniyor ve rekabet artıyor, bireylerin kendi sağlığı üzerinde hassasiyet göstermesi dolayısıyla daha hızlı ve kaliteli sağlık hizmeti talepleri artıyor. İnsanlar tatil yapmaya endeksli isteklerini sağlıkları için de kullanmaya başladı. Gelişmiş ülkelerin gayrı safi yurt için hasılalarının yüzde 10’u sağlık harcamalarına gidiyor. 2030 yılına kadar sağlık sektöründe beklenen 10 önemli gelişme içinde sağlık turizmi ilk sıralarda yer alıyor.
Sağlık turizmi (medikal turizm, termal turizm ve ileri yaş turizmi) bakımından çok önemli bir potansiyele sahip olan ülkemizin, dünya sağlık turizmi pastasından daha fazla pay alması doğrultusunda önemli çalışmalar yapılıyor. Özel sektörün sağlık sektörüne ilgisi her geçen gün artıyor. Ülkemizde verilen sağlık hizmetleri gelişmiş ülkeler düzeyini yakaladı ve hatta daha iyi duruma geldi.

100 MİLYAR DOLARLIK PASTA

Sağlık turizmi bakımından ülkemizde önemli bir potansiyel olmasına rağmen, 100 milyar dolarlık dünya sağlık turizmi pastasından ülkemizin aldığı pay yüzde 1 civarındadır. Bu payın yüzde 10’lar seviyesine çıkarılmasında sağlık köyleri konseptinin geliştirilmesi, uygulanması ve teşvik edilmesi bu aşamada önem arz etmektedir.

Sağlık Köyleri genelde uygun iklim ve doğa koşullarının oluştuğu ortamlarda, tıbbi imkanların koruyucu ve destekleyici olarak kullanıldığı yerleşim birimlerini ifade etmektedir. Avrupa’da Alp Dağlarında birçok köyün bu anlamda ciddi gelir sağladığı bilinmektedir. Özellikle ağır ve uzun tedaviler sonrasındaki iyileşme sürecinde tıbbi imkanların da sunulduğu doğal ortamlar büyük talep görmektedir. Buralar her türlü ulaşım imkanı ve büyük sağlık merkezlerinin konsültasyon destekleri ile tıbbi destek, kaplıca ve ileri yaş konusunda hizmet sunmaktadır. Kış turizmi merkezlerinin sezon dışında esenlendirme, ön teşhis ve tedavi merkezleri olarak yeni bir kimlik kazanmaları da söz konusu olabilecektir.

Diğer taraftan sağlık turizminde istenilen hedefe ulaşmak için, resmi ve özel sektör kuruluşlarının diğer ülkelerin sosyal güvenlik kuruluşları ile işbirliği yapması, sağlık hizmetleriyle diğer turizm imkanlarının entegre olarak paket halinde sunulması, sigorta şirketleriyle koordinasyon sağlanması, tur operatörleri ve seyahat acentelerinin paket programlar yapması, ülkemiz turizminin en başta gelen sorunu olan tanıtım eksikliği sorununun sağlık turizmi açısından giderilmesi, etkili tanıtım kampanyaları düzenlenmesi, sağlık fuarlarına gereken ilginin gösterilmesi ve katılımın teşvik edilmesi, sağlık turizmi ile ilgili yatırımların ve yabancı sermayenin teşvik edilmesi önem arz eden hususlar olarak değerlendirilmelidir.

AVANTAJLAR

Yazının Devamını Oku

Ankara miladına tanık olacak

7 Haziran 2012
YÜZDÜK, yüzdük kuyruğuna geldik…

Yaklaşık bir yıldır Ankara Ticaret Odası olarak işbirliği içinde olduğumuz diğer kurum ve kuruluşlarla projelendirdiğimiz Ankara Alışveriş Festivali, yani Ankara Shopping Fest görkemli bir törenle başlayacak.
Bu akşam saat 21.00’da Antares AVM’de gerçekleşecek törende, Festival’in açılış ‘Gong’u vurulacak. Gongun sesi tüm Ankara’dan, iletişim ve canlı yayın imkanları nedeniyle de tüm dünyadan duyulacak. O gün ve o saatte Ankara’da olmak için pek çok neden var. Dolunay’ın süslediği bir gecede Murat Boz konseri ile birlikte, Ankara’nın yedi ayrı merkezinden aynı anda havai fişekler gökyüzüne yükselecek.
Başkent’te olan tüm dostları yüksek semtlerden bu muhteşem açılışı izlemeye davet ediyorum.
Dostlarımızın fotoğraf ve video olarak kaydedeceği bu anları yaz tatilinde dostları ile de paylaşacağından, internetteki dostluk ortamlarında yayacaklarından eminim. Kentimizi unutulmaz yapmak, hepimizin görevi…
Yıllar önce Ankara’nın genç Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olması gündeme geldiğinde, ulaşım açısından da Türkiye coğrafyasının kalbi olması en büyük hayaller arasında yer alıyordu. Bu hayalin bugün için büyük ölçüde gerçekleştiğini söylemek mümkün. Ankara, Türkiye’nin en önemli kavşak noktalarından birisi haline geldi.
Artık pek çok kent için günü birlik ulaşım aksının içinde olan Ankara, tüm yönlerden gelecek konuklarını karşılamaya hazır.

BATI YAKASI

Başkent için ‘yapılırsa böyle olur’ dedirtecek yenilikler üzerinde çalışıyoruz. ASF süresince birçok sürpriz sizlerle olacak. AVM’ler, hem kent içi toplu ulaşım araçları ile hem de kent dışından bir geceliğine de olsa konaklamak için gelecek konuklarımız için kolayca ulaşılabilecek konumlarda bulunuyor.

Yazının Devamını Oku

Turizm artık etkinliklerle daha renkli

1 Haziran 2012
Yaz tatili için kararlarımızı netleştirmeye çalıştığımız günleri yaşıyoruz. Erken rezervasyon dönemi bugünlerde sona erecek.

Vatandaşlarımızın ülkemizin çeşitli turistik bölgelerine olan ilgisi karşısında, biz de başarısı uluslararası ödüllerde tescillenmiş Türk turizmciler olarak en güzel imkanları sunmaya devam ediyoruz.
Turizm artık bitmeyen bir süreç oldu. Ülkemizde bugüne kadar süregelen tatil ve özelikle yaz tatili algısı sanat, kültür gibi etkinliklerle bir anlam kazandı. Bizi mutlu eden yanı ise dostlarımızın bu etkinliklerde yer alma yarışı içinde olmaları.

ANKARA SİNERJİSİ

Ankara Kalkınma Ajansı’nın başlattığı projeler paketinde verilen desteklerle Ankara turizm projelerinde de kendi sinerjisini yakalıyor. Tüm kentte festival, gösteri ile sanat ve kültür ortamı oluşmuş durumda. ATİD olarak başlattığımız bir proje ile turizmciler açısından sunulabilecek hizmet ve değerlerin yanı sıra, bunların sizlere ulaşmasını sağlayacak tanıtım ve pazarlama tekniklerini de ele aldık.
Dernek olarak bu konunun tarafı ve ilgilisi olan tüm kuruluşlarla birlikte hazırladığımız “Ankara’da Haftanın Etkinlikleri Bülteni” www.atid.org.tr adresinde yayınlanıyor. İçeriğin ve gösterilen ilginin giderek artışı biz turizmcileri de Başkent’te yaşayan dostlarımızın turizm ilgisini de artırmak için yeniliklere, araştırmaya yönlendiriyor. Kentimizde bu gücü yüksek tutarken, çevre ilçelerde de etkinliklerin kaynağı oluyoruz.

YÖRENİN DOSTU OLMAK

Bu ortamın sağladığı alışkanlık, yaz tatili yapılacak yerlere de yansımış durumda. Değerli yazar arkadaşlarımız tatil sırasında tatilin bize olan katkılarını yükseltecek seçenekleri bizlerle paylaşıyor. Tatilden sadece kaldığımız tesisin bir müşterisi olarak değil, yörenin ve insanların dostu olarak dönüyoruz. Tatilin öncelikle beklenen sonucu, toplumsal anlamda da kazanımlar elde etmek değil mi zaten? Bize sunulan küçük ayrıntılardan, büyük mutluluklar çıkarmak becerisini yakalamaya çalışıyoruz.

Yazının Devamını Oku