Sertaç Virancık

Turistlerin baharat aşkı

9 Eylül 2021
Özellikle Doğu ülkelerde çok önemli bir yere sahip olan baharat, Türk mutfağının da vazgeçilmez lezzetlerinden beri. Geçmişten günümüze bir çok baharat, yemeklerimizde ve kültürümüzde yerini almış. Sofraya baharat olmadan oturmayanlar var. Baharat, bugüne kadar yemeklere aroma ve lezzet katmakla kalmayıp aynı zamanda vücutta doğal bir ilaç etkisi gösteriyor. Bu yüzden günümüzde şifa olarak görmüş. Sindirim sistemine, metabolizma hızından kolesterole, şekeri düzenlemesi, kanserli hücrelerinin ilerlemesini durdurup, tümörün küçülmesine de katkı sağlıyor. Size ilginç bir şey söyleyeyim. İngiliz, Alman, İskandinav ve Rus turistlerin ülkemize baharat çeşitlerini tatmaya geldiğini biliyor muydunuz? Doğu, Ege ve Akdeniz bölgelerine gelen turistlerin en çok ilgi gösterdiği baharatlar ise çörekotu, kimyon, kekik, rezene, çam fıstığı, fesleğen, nane, safran, kişniş, kakule, tarçın ve pul bibermiş. Bildiğiniz sırf baharat tatmak için, ülkemize geliyorlar. Elbette bunları sade bir şekilde yemiyorlar. Yöresel yemeklerle birlikte yiyorlar. Baharat yönünden bu denli zengin ülkemizde de kaliteli baharat satan bir çok firma var elbette. İşte onlardan 3’ü...

HAYFENE BAHARAT

Türkiye’nin en köklü baharat firmalarından. Hayfene markasını kuran Kadıoğlu Ailesi, 500 yıllık ticari bir geçmişe sahip. Ailenin kökü o dönem Osmanlı ama sonrasında Suudi Arabistan topraklarında olan Taif şehrine dayanıyor. 5 asır dile kolay. Aradan yıllar geçiyor ve 2006 yılı itibarıyla Ahmet ve Bilge kardeşler işlerin başına geçiyor.

Hayfene, Malatya’da yerel lehçeye ait bir kelime. İki kardeş, Malatya’da çocukların komşuların yaptığı yemeklerden alarak, piknik düzenlemesi ve bu organizasyona herkesi davet ettikleri oyununun adı olan “Hayfene” ismini firmalarına koyuyor. 2013 yılında firmanın ismini Hayfene ile değiştirip yola devam ediyorlar. Hayfene, Mısır Çarşısı’ndaki merkez dükkânında, Zorlu Center-Cevahir gibi merkezlerde ve internet pazarında ciddi bir müşteri portföyüne sahip. İnternet üzerinden sipariş de verebileceğiniz bu firmanın ürünlerinin en büyük özelliği taze ve güvenilir olması.

INSTAGRAM: @hayfene
☎️ TELEFON: 444 82 89
📍 ADRES: Mısır Çarşısı İçi No: 51 Eminönü Fatih/İSTANBUL

Bİ DÜNYA TAT

Eskiden Merkez Baharat olarak geçen firma geçtiğimiz günlerde isim değiştirdi. 1973 yılında kurulan Gaziantep’in eski ve en bilindik markalarından. 48 yıl gibi ciddi bir bilgi birikimine sahipler. 3 kuşaktır gıda ve baharat sektörüne devam eden firma, 1000 hektarlık arazide fıstık, üzüm ve badem üretiyor. Üretim kapasiteleri oldukça büyük. Ürünlerin tarladan sofraya en doğal haliyle müşterilerine sunuyor.

Yazının Devamını Oku

Ne İtalyan, ne Fransız, favorim Türk mutfağı

30 Ağustos 2021
“Hangi restoranı tercih ediyorsun” diye karşınızdakine sorduğunuzda alacağınız bazı cevapları 3 aşağı 5 yukarı tahmin ediyorum: “İtalyan mutfağının hastasıyım”, “Fransız yemeklerine bayılıyorum”, “Ben Uzakdoğucuyum”, “Tabii ki kebap, lahmacun” gibi bir çok yanıt duymanız mümkün. Nedense “Türk mutfağı favorim” diyen pek çıkmaz. Kültürümüzden kaçarız. Halbuki, “Ekmeği banıp, tabak sıyırmak” diye bir tabir var bizde. Sulu yemeyi hangimiz sevmez ki? Türk mutfağının kültürü ise esnaf lokantalarıdır. Hepimiz gideriz, hepimiz biliriz. Ama nedense söylemekten çekiniriz. Onlar, kaliteyi ucuza yiyebildiğimiz, tıka basa doyduğumuz, aylar sonra bile gitsek aynı tattaki yemeği önümüze koyan, yaşayan efsanelerdir. İşte geçmişten günümüze gelen, unutulmayan tatları yaşatan 3 güzel mekan...

BURAK KURU FASULYE

Bu mekan için söylenecek çok şey var. İstanbul’un belki de en iyi esnaf lokantası. Türk mutfağının lezzetlerini temsil eden belki de en iyi yer. Gurme Magazin ismiyle sosyal medyada yemek yazıları yazan sevgili Ufuk Güngör abimin tavsiyesi üzerine Pendik Güllübağlar’daki bu mekanı keşfettim. İşletmecisi Metin Dinçer, bir zamanlar tornacıymış. Evet yanlış okumadınız tornacı. “Tornacılık ne alaka, aşçılık ne alaka” diyeceksiniz... “Çok iyi yemek yapardım. Hep farklı şeyler denerdim. Sürekli AR-GE yapıp, insanlara tattırırdım. ‘artık tamam ben oldum’ deyince açtım dükkanımı” diyen Metin Usta işinde o kadar ilerlemiş ki, Dünya Helal Zirvesi Uluslararası Aşçılar Şampiyonası’nda jürilik, Ukrayna aşçılık organizasyonunda sunum ve 3 kere bu ülkeye giderek, Türk yemekleri hakkında ders vermiş. Ayrıca Dünya Aşçılar Birliği Başkanı Thomas Andreas Gugler de mekanını ziyaret etmiş. Şahsen ben, Gugler’i restoranına davet eden hatta gelmesi için parayı bile gözden çıkaran bir çok mekan sahibi biliyorum. Neyse konumuza dönelim.


Metin Usta, “Misafirlerimizin yüzündeki tebessüm en büyük sermayemizdir” sloganıyla 2001’de Burak Kuru Fasulye Restoranı’nı kuruyor. Dükkan tıklım tıklım. Abartmıyorum öğlen ve akşam yer bulmanız çok zor. Rezerve yöntemiyle çalışıyor çoğu zaman. Tadıma ‘gerdan çorbası’yla başladık. Terbiyesi ve tadına bayıldım. Afiyetle yediğim ender çorbalardandı. Ardından gelen kuru fasulyenin pişmesi, lezzeti yerindeydi. Ancak ben iri kuru yerine küçüklerini tercih ediyorum. Kendisi uzun yıllar Erzurum İspir’de yetişen mahsulleri tercih ettiğini ve o yörenin kuru fasulyesinin 9-10 mm arası olduğunu belirtti.

Daha sonra masaya fırın tandır geldi. Ben her zaman iyi et için “lokum”, daha da iyisi için “lokum ötesi” tabirini kullanırım. Bu lokum ötesiydi. Hafif yağlı et dokunur dokunmaz dağılıyordu. Dana kavurma, fırın tandır hepsinin tadına baktım. Kendi reçetesiyle yaptığı yemeklere tek kelimeyle bayıldım. Sanırım her gün bu restoranda farklı farklı yemekler yesem bıkmam. Kapanış ise sakızlı sütlaç ile yaptım. Sütlaç, direkt çiftlikten gelen günlük taze süt, manda kaymağı ve damla sakızıyla birleştirmiş. Metin Usta için yemek profesörü desem haksız sayılmam. Deneyince siz de bana hak vereceksiniz...

Bir paragraf da, Metin Usta’nın alaylı ve mektepli oğlu Burak Şef’e açmak istiyorum. Burak Dinçer 21 yaşında. Babasının yanında işi öğrenmiş. Lisede ve üniversitede tam 6 yıl aşçılık okumuş. Burak Şef de adeta bir maestro gibi mutfağı ve iki katlı dükkanı çevirip çeviriyor. Babasının reçetelerini ezbere biliyor. Evet ben de şaşırdım, yaşı küçük ama babasının olmadığı günlerde işin başında Burak var. Metin Usta’nın “Benden daha iyi yemek yapıyor” dediği Burak Dinçer’in adını 5-6 sene içinde çok duyacaksınız. Benden demesi.

INSTAGRAM: @burakkurufasulye

Yazının Devamını Oku

Çek bi Adana...

23 Ağustos 2021
Adana kebap yemesi sevap... Sevmeyen kaç kişi olabilir ki? Dünyanın dört bir yanından ülkemize gelen turistlerin ilk merak ettiği şey kebap. Kebabın ana vatanı ise bilindiği üzere Adana. Kabul ediyorum orada kebabı bir başka yapıyorlar. Bunun en büyük nedeni, orada yetişen hayvanın eti. Türk mutfağında lezzetlerimiz arasında 65’inci sırada yer alan bu kebapta kullanılan et , doğal ortamda ve kendine has bir floraya sahip bölge yaylalarında yetiştirilmiş koyunlardan elde ediliyor. Kebabı yaparken salça, sebze, karabiber, içyağından başka bir şey konulmaz. Salata ve yeşillikle hele hele iyi bir ustanın elinden yerseniz tadına doymazsınız. “Peki bunu yemek için illa Adana’ya mı gideceğiz” diyeceksiniz... Açık söyleyeyim imkanı olan varsa tabi ki gitsin. Kesin olarak şunu söylüyorum; Adana ve diğer iller diye ikiye ayırıyorum bu lezzeti. “Gidecek ne zamanım ne imkanım” var diyenlere, Adana’yı aratmayacak 3 kebapçı öneriyorum...

HASAN USTA KEBAP

Yazıma “İstanbul’da yediğim neredeyse en iyi Adana kebabı” diye girersem abartmış olmam. Tadı enfes. Şef Hasan Oral, henüz 9 yaşındayken Adana’da kebapçının yanında işe başlıyor. Çocuk yaşta da usta oluyor. 1986’da Adana’da firmanın temellerini atıyor. Adana’da 2, İstanbul’da 1 olmak üzere toplam 3 restoranı var. 2014 yılında açılan İstanbul’daki restoranın başında ise kardeşi İzzettin Oral usta var. Kebabın içine Siirt‘ten getirilen erkek kuzunun eti konuluyor. Kebabın çok lezzetli olmasında bunun payı büyük, ancak kebabın asıl sırrı bu erkek kuzunun tüm parçalarından yapılmış bir kebap harcının olması. Kebabın içine hiç bir baharat atmıyorlar. Lezzet karışmıyor. Et bulgur gibi, çatal değer değmez kendini bırakıyor. Bu tür kebapları şişe saplamak da oldukça zordur. İşletmeci İzzettin Oral, bunun sırrını şöyle açıklıyor: “Ustalarımız, burada çalışanların çoğu Adanalı. İşini bilen ustalarla çalışıyoruz. En kısa sürede çalışan arkadaşımız yaklaşık 15 yıllık. Bu da devamlılık ve lezzetin korunması açısından bizim için çok büyük bir avantaj. Şubelerimizde günde 4 bin kişiden fazla müşteriye hizmet veriyoruz. Amacımız, Adana kebabında söz sahibi olmak.” Kebabın yanında masaya gelen 5 çeşit salata ikram. 150 gram et ise 50 TL. Ayrıca kebabında yanında siyah havucu içinde olan orijinal şalgamı mutlaka tadın.

INSTAGRAM: @hasanustakebap
☎️ TELEFON: (0216) 418 01 01
📍 ADRES: Koşuyolu Mahallesi Dr. Eyüp Aksoy Caddesi No: 29 Siyami Ersek Hastanesi Civarı, 34716 Kadıköy/İSTANBUL

KORONAVİRÜS TABLOSU:

✅ Sosyal mesafeli masalar

Yazının Devamını Oku

En sağlıklı pişirilen et: Büryan

16 Ağustos 2021
Başlıkta büryanı görünce “Siirt mi Bitlis mi?” tartışmasına gireceğimi düşünüyorsanız, yanıldınız. Büryanın tescilini, 14.06.2005’te Siirt, 26.01.2021 tarihinde ise Bitlis alıyor. “İyi de arkadaşım ikisi birden nasıl tescillenir” diyeceksiniz. Yapılışları farklı. Bitlis usulü büryan şöyle yapılıyor; Kuzu ikiye bölünüyor ve bu şekilde kuyuya indiriliyor. Piştiği zaman askıya asılıyor. Müşteri ne zaman gelirse et kesiliyor tabağa konuyor. Et soğuyunca kuyuya indirilip tekrar ısıtılıyor. Siirt’in büryanı ise; Oğlak ya da süt kuzusunun eti yıkanıyor. Et ikiye bölünüyor. Ardan kemikler ayrılıyor ve 3 metre yüksekliğindeki kuyuya indiriliyor. Kemiğinden ayrılan etler askıya asılıyor. Buttan düşen yağlar, kemiklerin üzerine düşüyor. Kapağın etrafına çamur sürülerek hava almayacak şekilde kapanıyor. Buhar kesinlikle havayla temas etmiyor, dışarı çıkmıyor. Etler, buharla pişiyor. Müşteri geldiğinde kesilip servis edilmeden önce etler fırında ısıtılıyor. Her iki usulde de pişirilme süresi 2 saat. Farkı ise Bitlis usulü pişirimde hayvan komple kuyuya indirilip pişirilirken, Siirt usulü pişirmede kemikler etten ayrıldıktan sonra pişiriliyor. Unutmadan söyleyeyim büryanın bir diğer adı da perive...

Büryan için Bitlis’e mi Siirt’e mi gitmeliyim diye, Google’a danışırken, karşıma “Şeref Büryan” çıktı. Mazisinin yaklaşık 100 yıldan fazla olduğunu görünce, “hem zaman hem de para kaybı” diyerek atladım arabaya gittim Fatih’e. Meşhur Kadınlar Pazarı’nın girişinde bulunan Şeref Büryan’ın kapısından daldım içeri. Daha girer girmez camekanın içinde asılı etleri görünce gözlerim bayram etti. Hemen asansörle teras katına çıktım. Menü de bir çok yöresel yemek vardı ancak büryanı seçtim tabi ki. Ardından da garsona kurucusu Şeref Bey’le görüşmek istediğimi söyledim. Kendisinin restoranda olmadığını söyleyen arkadaş, oğlu Levent Avcı ile konuşabileceğimi bahsetti ve köşedeki masayı gösterdi. Yanına gittim ve kendimi tanıtarak başladım sohbete. Büryan hakkında bir çok şey öğrendim. En ilginci ise bir karkas etten sadece yüzde 25 büryan çıktığı gerçeğiydi. Yani koskoca bir kuzunun ya da oğlağın piştiğinde 4/3’ü buharlaşıyormuş...

YÜZ YILLIK MAZİ

Büryana nasıl başladınız?

- Şeref Büryan’ın kuruluş tarihi 1892. Dedemin babası rahmetli Hasan Ergözel tarafından Siirt’te kuruluyor. Dedem fırıncıydı. Siirt’te eskiden büryan salonları yoktu. O zamanlar büryanı fırıncılar yapardı. Bakıyor ki, büryana çok talep var Siirt’te ilk büryan dükkanını dedem açıyor. Hatta o dükkan hala açıktır. Helvacılar çarşısı. Erçelik Büryan, dayım işletir.

Siirt bölgesinde büryanın yeri nedir?

- Büryan bizim kültürümüz. Olmazsa olmazımız. Büryan gece 02.00’de yapılmaya başlanır. 02.00’de ocak yakılır. Etler kızartılmaya başlanır, sabah 05.00’te hazır olur büryan. Peynir, zeytin, bal, tereyağı yok. Orada kahvaltı ya büryandır ya kelle paçadır.

Büryan ne zaman yapılır, 12 ay oluyor mu?

Yazının Devamını Oku

Alanya'da 3 enfes restoran

7 Ağustos 2021
Alanya tatilimin lezzet duraklarını yazmaya kaldığım yerden devam ediyorum. Bu güzel ilçeye geldiğimi duyan Güvenç Konyalı’nın değerli işletmecisi Hüseyin Güvenç bana mesaj attı ve Alanya’da kuzenlerinin harika bir restoranı olduğunu oraya mutlaka uğramam gerektiğini iletti. Hemen arkasından bölgedeki tek Konya restoranı Konyalı Hacı Bey”in işletmecilerinden Mithat Balcılar’ın aramasıyla bu güzel işletmeyi ziyaret ettim. Şimdiden söyleyeyim notum 10 üzerinden 10. Ardından ünlü restoran Alanya’nın Yöresel Mutfağı Esma Hanım’ın Yeri’ne giderek işletmecisi Cevdet Görücü’yle tanıştım. Öyle bir donattı ki masayı, bir tabak daha koyacak yer kalmadı. Lezzet burada bahsedilen kadar varmış. Unutmadan... Cevdet abinin özel bademli kahvesini çok beğeneceksiniz. Son olarak Dim Çayı kenarındaki Pınarbaşı restorana gittim. “Çay kenarında bir sürü restoran var, neden burası” diyeceksiniz... Burası yerel halktan aldığım bilgilere göre diğer mekanlardan bir tık öndeymiş. Gerçekten de haklı çıktılar...

KONYALI HACI BEY RESTORAN

Mahmut, Abdullah, Mehmet ve Mithat Balcılar kardeşler, 2002 yılında memleketleri Konya Ereğli’den Alanya’ya göç etmişler. İlçede Konya yemekleri olmadığını gören 4 kardeş restoran açmak için işe koyulmuş. Etlerini, yoğurdunu, peynirlerini tüm ürünlerini Ereğli’den getirmişler. Keçi etini seven bölge halkının burayı kabullenmesi açıkçası uzun zaman almış. Ancak lezzet harika olunca, farklı tat sevenler için iyi bir alternatif olmuş. Şevket Tokuş Caddesi üzerindeki bu restoranda özellikle öğle ve akşam saatlerinde yer bulmak ciddi bir sorun. 4 kardeşle kısa bir sohbetten sonra yemek tadımına geçtim.
Önce Ereğli koyununun pirzolasını denedim. Kırklareli Kıvırcık türünden sonra en iyisi Ereğli koyunu diyebilirim. Çok iyi pişmiş ve suyu hala üzerinde olan bu et gayet lezzetliydi. Daha sonra kuzu incik ve yaklaşık 1,5 metre uzunluğundaki tahta üzerinde etli ekmek ve bıçak arası geldi. İncik ağızda dağılıyor. Sizi yormadan hemen mideye gidiyor. Etli ekmek ve bıçak arası zaten onların işi. Lezzetler gerçekten çok iyiydi. 4 kardeş, şimdilerde yan dükkanı da satın alarak, kebap satışına başladı. Bir gün gidip, tadı damağımda kalan Konyalı Hacı Bey restoranın kebaplarını da deneyeceğim. Siz de mutlaka buraya uğrayın ve bu lezzetlerden mahrum kalmayın.

INSTAGRAM: @konyalihacibey
☎️ TELEFON: (0242) 513 33 05
📍 ADRES: Şekerhane Mahallesi Gönüllü Sokak Çalışer Apt, D:No. 1/D, 07400 Alanya/ANTALYA

KORONAVİRÜS TABLOSU:

✅ Sosyal mesafeli masalar

Yazının Devamını Oku

Alanya tatilimin lezzet durakları

22 Temmuz 2021
Siz de tatil için çalışanlardan mısınız? İşte ben tam da buyum. Tatile bir de yemeği ekleyebilirsiniz. İki hafta önce rotayı çevirdim Alanya’ya. Ailemle birlikte belirlediğim lezzet noktalarında molalar verdim. İlk rotam Sakarya’daki “Baytar Steakhouse” oldu. Şirketin kurucusu Enes Baytar ile bol bol sohbet ettik, kendi yetiştirdiği ürünlerin tadına baktık. İkinci durağım ise Aydın Koçarlı’da yeni açılan “Kavurmacım” isimli mekan oldu. Kuyruk yağıyla yapılan kavurmayı denedim. Son durağım ise Denizli... Bölgenin en ünlü ustasın yetiştirdiği Kebapçı Mehmet Usta’nın ünlü şefi Zafer Bey’in elinden yediğim Denizli Kebabı bambaşkaydı....

BAYTAR STEAKHOUSE

İstanbul’dan çıktığım tatilimde ilk rotam Sakarya’nın en ünlü mekanlarından Baytar Steakhouse oldu. Serdivan ilçesindeki bu makana gittiğimde, Enes ve kardeşi Emrecan şefler beni kovboy kıyafetiyle karşıladı. Mekanın ahşap görüntüsü ve siyah ferforjelerle olan bütünlüğü çok hoşuma gitti. Farklı bir ambiyans oluşturmuşlar. İşin başında Enes var. Henüz 28 yaşında. Uçak mühendisi. Müthiş bir girişimci. Babası 40 yıllık çiftlik ve hayvancılık sektörüyle uğraşıyor. Bölgedeki steakhouse açığını görmüş ve kolları sıvamış. Et sevgisi yüzünden İstanbul’a gidiyor, steakhouse’larda gönüllü çalışıyor ve ünlü şeflerin yanında bu işi öğreniyor. Ardından yaklaşık 2.5 sene önce ilk steakhouse’unu açıyor. Müşteriler kısa sürede kapıda kuyruk olunca, talep üzerine ikinci şubesini açıyor.

Ürünlerini kendi çiftliklerinden getiriyorlar. Masadaki salatadan tutun, etine kadar her şeyi onlar üretiyor. Sloganları “Topraktan çatala”nın hakkını veriyorlar. Önce Gebze’de daha sonra da İstanbul pazarına gireceğini ve şube sayısını arttıracağını söyleyen Enes’in bir de büyük hayali var. Ancak o hayali kendisine söz verdiğim için açıklamayacağım. Bunu hayata geçirdikten sonra ilerleyen günlerdeki yazımda bahsedeceğim. Gelelim Enes Şefimin etlerine... Bana ayırdığı kuzu kol masaya geldi. Enes aldığı bıçakla harika bir şov yaptı. Kemikler etten daha dokunur dokunmaz ayrıldı. Kendi reçetesiyle marine ettiği etler enfes. Kuru değil, suluydu. Hamburgerin de tadına baktım. Kendi yaptığı puf ekmeler oldukça lezzetliydi. Etler taze ve günlük olduğu için oldukça lezzetli. Buraya uğramanızı tavsiye ediyorum.

INSTAGRAM: @baytar_steakhouse_sakarya
☎️ TELEFON: 0850 346 00 54
📍 ADRES: İstiklal, 2. Cd., 54050 Serdivan/SAKARYA

KORONAVİRÜS TABLOSU:

✅ Sosyal mesafeli masalar

Yazının Devamını Oku

Avcılar’ın lezzet durakları

12 Temmuz 2021
Bir çok kişi için yemek mutluluktur. Doğrusu “Onu yemem, bunu yemem”, “Yersem kilo alırım” gibisinden söylemleri anlamlandıramıyorum. Yemek buldu mu insan oturup bir köşeye yemeli, en azından tadına bakmalı. Benim felsefem ise “Lezzetin peşinden koşmak.” Kilometrelerce uzaklıkta olsa bile lezzet, tadılmayı hak ediyordur. Bir lezzet avcısı olarak bu hafta size Avcılar’da beğendiğim 3 mekanı yazacağım. Biri patlıcan kebabının üstatlarından... Enfes yapıyor. Onu zaten Avcılar’da bilmeyen yok. Diğeri ise henüz çok yeni bir çorbacı ancak yılların restoran tecrübesiyle kendini kısa sürede kabul ettirdi. Fazla sizi meraklandırmadan, buyurun yazıma.

ALTIN SİNİ

Avcılar’da kime sorsanız bu restoranı bilir. Çok meşhurlar. Benim de ilk durağım burası oldu. 1955 yılında Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde kebap yapmaya başlamış Mahmut Altuntaş’ın babası. Mahmut Bey, uzun süre orada çalıştıktan sonra tam 26 yıl sonra Avcılar’daki bu mekanı açıyor. Sahile yakın bu restoran kısa sürede lezzetiyle nam salıyor.

Buranın en büyük özelliği, baharatından yağına kadar bir çok ürünü Birecik’ten getirmesi. Hele o patlıcan kebabı yok mu? Aman Allah’ım. İstanbul’da yediklerimin en iyisi diyebilirim. Biliyorsunuz Birecik patlıcanıyla meşhur. İşletme sahibi Mahmut Bey de patlıcanı memleketinden getiriyor. Ürünün kalitesi bir yana ustaları da çok iyi. Patlıcanla beraber sundukları haşhaş kebabı (Şanlıurfa’da yetiştirilen kuzuların karın boşluğundan elde edilen etin zırhla çekilerek kıyma haline getirilmesi ve içerisine kırmızı biber, sarımsak ve maydanozun karıştırılmasıyla alan) daha çatalı batırır batırmaz dağılıyor. Kebabın dağılması un ufak olması tazeliğin bir göstergesidir. Patlıcan kebabına notum 10 üzerinden 10.

Bir de lahmacunu denedim. Lahmacunun eti de zırhla çekiliyor. İnce hamurda tam benim istediğim gibi. Altın Sini’ye bayıldım dostlarım. Ayrıca yemekten sonra Gaziantep’in ünlü markası Koçak Baklava’dan günlük gelen havuç dilimli baklavayı dondurmayla birlikte yemenizi öneririm.

INSTAGRAM: @altinsiniofficial
☎️ TELEFON: 0212 590 97 63
ADRES: Ambarlı Mah. Dr. Sadık Ahmet Cad. No 228 Avcılar/İSTANBUL

BEYRAN İSTANBUL

Yazının Devamını Oku

Kadın eli değerek değerlenen 3 işletme

3 Temmuz 2021
Girişimci, idealist, hayatla mücadele eden kadınlara bayılıyorum. Onlara hepimizin de destek olması gerektiğine inanıyorum. Ben şahsım adına her fırsatta kadın girişimcilerle görüşüp, tecrübelerimi, fikirlerimi paylaşıyor, onlara sık sık yazılarımda yer veriyorum. Bu hafta da kurduğu işletmelerle ekonomiye katkıda bulunan, çalıştıkları yerlerde marka değerlerini yükselten harika kadınları ve ürünlerini size anlatmak istiyorum…

URLA KURU

Zeliha Aka… Tam bir idealist. Bir çoğumuz gibi sadece hayal kurmakla kalmıyor, hayallerini gerçeğe dönüştürüyor. 1986’da Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü’nden mezun olduktan sonra 2016’da Amerika’ya gidiyor, bilgisayar programcılığı okumaya. Hayatının dönüm noktası olan gıda kurutma fırınlarını ilk kez orada görüyor. 3 yıl sonra Türkiye’ye dönüyor ve ‘Urla Kuru’ markası için kolları sıvıyor. İzmir Urla’ya yerleşen Aka, ailesiyle birlikte kadın üreticilerden aldıkları doğal meyve ve sebzeleri gıda kurutma fırınlarında Kıtır Çıtır haline getiriyor.

Sebze ve meyveler vitamini kaçmasın diye seramik bıçaklarla kesilip "Gıda Kurutma Makinası" ile tüm hijyen kurallarına uyularak, toz, haşere ve çevre ilaçlamalarına maruz kalmadan kapalı ortamda çıtır hale dönüşüyor. Kurutulan ürünlerin sadece suyu alınıyor, böylece proteini, vitamini, kokusu ve lezzeti aynen kalıyor. Ürünlerini denedim… Çocuklarıma zararlı cipsler yerine, böylesine faydalı kurutulmuş meyveler yediriyorum. Siz de deneyin.

INSTAGRAM: @ UrlaKuru
☎️ TELEFON: 0532 627 25 91
ADRES: Kuşçular Mah, Casaba Evleri, 8029. Sk. D:No:6/13, 35437 Urla/İZMİR

HÜSEYİNOĞLU BAKLAVA

Ümraniye’de 1967’den beri faaliyet gösteren Hüseyinoğlu baklavasını geçtiğimiz günlerde ziyaret ettim. Aracımla gittiğim bu yerde mekanı görür görmez şaşırdım. Şaşırdım çünkü, klasik baklavacıdan ziyade dışarısı ve içerisi bambaşka bir konsept olmuş. Mekanın önünde çiçekler ve peluş beyaz bir ayı sizi karşılıyor. Sanki sayfiye bölgesindeki bir evin bahçesi gibi. İçeride ise süslemeler, balonlar ve bembeyaz duvarlarla içiniz açılıyor.

Yazının Devamını Oku