Kırıp döktüğümüz dünyanın halleri

İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren gücün, iktidarın ve zenginliğin mimarideki temsilcisi olmuş sütunlar. Bir başka zenginlik ve itibar göstergesi ise renkli camlarla yapılmış göz alıcı avizeler.

Haberin Devamı

Venedik Bienali’nde Sale d’Armi’deki Türkiye Pavyonu’na girdiğinizde göze ilk çarpan bu görkem oluyor. Bunun aldatıcı bir görüntü olduğunu anlamanız uzun sürmüyor.

Sanatçı Gülsün Karamustafa’nın, Türkiye Pavyonu’na özel ürettiği ‘Oyuk ve Kırık Dökük: Bir Dünya Hâli’ adlı eserinde farklı malzemelerin kullanıldığı, heykel benzeri formlara, bir film ve bir ses kompozisyonu eşlik ediyor.

Kırıp döktüğümüz dünyanın halleri
Gülsün Karamustafa, ‘Oyuk ve Kırık Dökük: Bir Dünya Hâli'

O görkemli sütünlara yakından bakınca içlerinin boş ve plastik kalıplardan oluştuklarını görüyorsunuz. Zafer ve dayanıklılığı temsil eden plastik sütunlar ancak metal desteklerle ayakta durabiliyor.

Venedik’in ünlü Murano camlarından yapılmış, tavandan asılı duran üç etkileyici avizenin her biri Hristiyanlık, Yahudilik ve İslam olmak üzere tek tanrılı inancı temsil ediyor. Dikenli telle sarılan bu ışıklı sembolik objeler, dinler arasındaki tarihi gerilimleri ve çekişmeleri simgeliyor. Mekânda ayrıca, atık Murano camı parçalarıyla yüklü vagonlar bulunuyor.

Haberin Devamı

Pavyonda Gülsün Karamustafa’nın dünya çapında göç, savaş ve gösterileri konu alan siyah beyaz propaganda görüntülerini içeren bir filmi de yer alıyor.

Karamustafa, dünyanın farklı coğrafyalarındaki yıkıcı savaşlar, depremler ve çevre felaketleri karşısında, içinde bulunduğumuz suskunluk ve çözümsüzlük hâlinin insanlarda yarattığı boşluk, oyukluk ve kırıklık hissini böyle bir enstalasyonla mekâna taşıyor.

AÇILIŞA BAKAN ERSOY DA KATILDI

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) koordinasyonunu üstlendiği Türkiye Pavyonu, T.C. Dışişleri Bakanlığı himayesinde, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, Türk Hava Yolları ana sponsorluğu ve SAHA Derneği’nin prodüksiyon ve yayın desteğiyle gerçekleştiriliyor.

Kırıp döktüğümüz dünyanın halleri

Arsenale’de yer alan Türkiye Pavyonu’nun açılışı 18 Nisan Perşembe günü, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla ve İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın evsahipliğinde yapıldı.

Haberin Devamı

HAYDARPAŞA VE SİRKECİ DE BİENAL MEKANI OLACAK

Bakan Ersoy yaptığı konuşmada, “Dünyanın dört bir yanından sanatçıların bir araya geldiği, farklı kültürlerin ve sanat akımlarının buluştuğu bienal; sanatın evrensel dilini konuşmak, kültürel etkileşimi ve anlayışı derinleştirmek için önemli bir fırsattır. Türkiye olarak, sanatın bu güçlü platformunda yer almak ve kültürel mirasımızı uluslararası alanda tanıtmak bizler için büyük önem taşımaktadır. Bizler sanatçılarımızın eserlerini sergilemek, Türk sanatını uluslararası alanda tanıtmak ve sanatçılarımıza destek olmak adına gerçek bir çaba gösteriyoruz” dedi.

Türkiye Pavyonu’nun açılışındandan sonra verilen davette konuşttuğum Bakan Ersoy ayrıca İstanbul’da Haydarpaşa ve Sirkeci garlarını kültür vadisi haline getirmek için bir proje başlattıklarını, Venedik’tekine benzer bir bienal mekanı yaratmayı amaçladıklarını söyledi.

‘YABANCILAR’ VENEDİK’TE

Dünyanın en önemli sanat etkinliklerinden Venedik Bienali 60. Uluslararası Sanat Sergisi, önizleme günlerinin ardından 20 Nisan Cumartesi günü kapılarını açtı.

Haberin Devamı

Teması küratör Adriano Pedrosa tarafından ‘Foreigners Everywhere / Yabancılar Her Yerde’ olarak açıklanan bienale 331 sanatçı ve sanatçı kolektifi katıldı. Bu şimdiye kadar ulaşılan en yüksek katılım oldu.

17, 18 ve 19 Nisan tarihlerindeki ön gösterimine katılım da geçen yıllara göre üçte bir oranında artış gösterdi. Bienalin iki ana mekanı Arsenale ile Giardini’nin giriş kapılarında uzun kuyruklar oluştu.

Bienalde sadece göçlerle değil her ne sebeple olursa olsun bulundukları yerde kendini yabancı hisseden, hissettirilenlerin temsil edildiği bir ortamı oluşturmuş küratör.

NİL YALTER’E ALTIN ASLAN

60. Venedik Bienali’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülleri olan Altın Aslanlar cumartesi akşamı düzenlenen bir törenle Paris’te yaşayan Türk sanatçı Nil Yalter ve İtalya doğumlu Brezilyalı sanatçı Anna Maria Maiolino’ya verildi.

Kırıp döktüğümüz dünyanın halleri

Haberin Devamı

Bienal küratörü Pedrosa, “her iki sanatçıyı da aynı zamanda göçmen olan ve Yabancılar Her Yerde ruhunu birçok yönden somutlaştıran iki olağanüstü, öncü kadını” oldukları için seçtiğini söyledi.

Yalter ödülünü “Dünyada barışa” adadı ve “İhtiyacımız olan tek şey bu” dedi.

Nil Yalter’in üzerinde Yaşar Kemal’in ‘Binboğalar Efsanesi’nden cümlelerine yer verdiği ikonik çalışması ‘Topak Ev’ ve Nâzım Hikmet’tin dizelerinden esinlendiği ‘Şu Gurbetlik Zor Zanaat Zor’ isimli enstalasyonları Giardini’deki ana serginin girişinde yer alıyor.

Bienalde ayrıca Güneş Terkol, Semiha Berksoy ve Fahrelnissa Zeid’in eserleri de sergileniyor.

İSRAİL PAVYONUNDA SERGİ DEĞİL SİLAHLI GÖREVLİLER VAR

Venedik Bienali’nde İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto için pek çok gösteri yapılıyor ve bazı sanatçılar eserlerine koydukları notlarla tepkilerini dile getiriyor.

Kırıp döktüğümüz dünyanın halleri

Haberin Devamı

En anlamlı protesto ise bu yıl İsrail Pavyonu’nda eseri sergilenecek olan Ruth Patir’den geldi.

Patir pavyonun camına “Sergi, ateşkes sağlandığında ve rehineler serbest bırakıldığında açılacak” yazan bir duyuru asmakla yetindi. İsrail Pavyonu’nda sergi değil elinde silahlarıyla güvenlik önlemi almış güvenlik görevlileri vardı.

Bienale katılmayan Rusya ise ülke pavyonunu bu yıl Bolivya’ya emanet etmişti.

Yazarın Tüm Yazıları